Rüzgârın ve Yağmurun Ortasında: Savaş Zamanı Sanatı İçin Açık Çağrı
Çinli yazar Lao She (1899-1966), Çin’in Japonya’ya karşı verdiği Direniş Savaşı (1931-1945) sırasında oradan oraya savrulur ve kalemiyle direnişe destek olurken yaşadıklarını anlatmak için “rüzgârın ve yağmurun ortasında” ifadesini kullanır. Yazarlar sürgüne giderken ve gerek Çin içinde, gerekse ülke sınırlarının ötesine göç ederken hem edebi üretimlerin ve dolaşımın kapsamı, yöntemleri ve hedef kitlesi hem de yazarların bir araya geldiği ve faaliyetlerini sürdürdüğü mekânlar, savaş öncesi döneme göre kökten bir değişim geçirir. Savaşın yol açtığı çalkantılı dönüşümlerle ve siyasi yapının hızla parçalanarak yeniden şekillenmesiyle karşı karşıya kalan sanatçılar, yaşamlarını ve kültürel pratiklerini yeniden kurmak için radikal yollara başvurmak zorunda kalır.
İkinci Dünya Savaşı’nın sona ermesinin üzerinden üç çeyrek asır geçti ve bugün dünya yine alevler içinde. Savaş, bir kez daha yaşamın belirleyici koşulları arasındaki yerini aldı. Küresel jeopolitik çatışmaların yoğunlaşması ve büyük güçler arasındaki stratejik rekabetin giderek tırmanması, yapay zekânın başı çektiği ve dengeleri altüst eden teknolojik devrimle birleşerek ikinci dünya savaşı sonrası uluslararası düzenin görece yerleşik yapısını derinden sarstı. Artık her yer bir savaş alanı: Savaş yalnızca cephede değil; finansal yaptırımlarda, enerji çatışmalarında ve kamuoyunun şekillenmesinde de varlığını hissettiriyor, hatta uzaya ve okyanusun derinliklerine kadar uzanıyor.
Sadece 2025 yılında, 240.000’den fazla insan savaş ve savaşın yol açtığı şiddet nedeniyle hayatını kaybetti. Bu sayı günde ortalama 650’den fazla insanın ölümü anlamına geliyor. Söz konusu kayıplar, büyük ölçüde, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana kayda geçen en yüksek sayıdaki devletlerarası çatışmadan kaynaklanıyor. Bu yürek burkan gerçeklik, yakın zamanda değişecekmiş gibi görünmüyor. Siyaset kuramcıları Michael Hardt ve Sandro Mezzadra, içinde bulunduğumuz dönemi, hükümetlerin ve orduların kapitalist yapılarla iç içe geçtiği bir “küresel savaş rejimi” olarak tanımlıyor. Savaş, artık kimilerinin yakınında kimilerinin de uzağında yaşanan bölgesel bir trajedi olmaktan çıktı; herkesin ortak mücadelesi ve içinde bulunduğu bir koşul hâline geldi. Bugün yaşamımızı nasıl sürdürdüğümüzü anlamak, ekonomik ve siyasi savaş arasındaki bağlantıları anlamaktan geçiyor.
Sanat, özenle yaklaşarak, savaşın büyük ve kuşatıcı anlatılarını, insanlığın mikro düzeydeki kişisel anlatılarıyla bir araya getirme gücüne sahiptir. Sanatçılar, savaşa şahitlik edebilir, beraberinde getirdiği korku ve kedere bakabilir, yıkımın ortasında yaşamını sürdüren insanların direncine ve barış özlemine eğilebilir. Böylece her çatışmanın temsil ettiği tarihsel kavramları ve mantıksal yapıları açığa çıkarmakla kalmazlar, tarihin akıntılarında sürüklenen insanların deneyimlerini ve duygularını da resmederler.
19. İstanbul Bienali, savaşa eleştirel bir bakış ve duyarlılıkla yaklaşan, savaşın içinden geçmiş veya geçmekte olan sanatçıların eserlerini ve proje önerilerini bekliyor. Sanat savaşları bitiremez veya savaşların temelinde yer alan nedenleri çözüme kavuşturamaz; ancak muhalefete, şüpheye ve alternatiflerin hayal edilmesine alan açabilir. Savaşa sanat aracılığıyla bakmak hem tarihsel bir sorumluluk hem de yaşamsal bir anlam barındırır; çünkü sanat, resmi anlatıların dışarıda bıraktıklarını görünür kılabilir. Sanatçılar, kişisel tanıklıklarıyla toplumların ve devletlerin inşa ettiği bellekten farklı konum alıp hatta kimi zaman bu belleğin karşısında durarak savaşın getirdiği olağanüstü koşullar altında yaşamayı, cesareti, suça ortak olmayı, etiği ve dirençliliği hassasiyetle düşünebilir.
19. İstanbul Bienali’nin kavramsal çerçevesi aralık ayında paylaşılacak ve başka tartışmaları da eşzamanlı yürütecek. Bu açık çağrı, bienalin araştırma başlıklarından birine odaklanıyor ve katkıda bulunmak isteyenlerle diyalog içinde bu araştırmayı genişletmeye davet niteliği taşıyor. Savaşa, savaşların nasıl sürdüğüne, meşrulaştırıldığına ve hatırlandığına yakından bakmadan barış inşa edilemez. Savaş zamanlarında ve savaştan etkilenen bölgelerde üretilen sanata odaklanan bu araştırmanın temel amacı savaşın kendisini mercek altına almak değil; barışı hayal etmenin ve aramanın çeşitli yollarını ortaya çıkarmak, ihtimama dayalı yaşam biçimlerinin nasıl kurulabileceğine ışık tutmaktır. Bu açık çağrının 19. İstanbul Bienali çerçevesinde savaş ve barış üzerine birlikte düşünmeye alan açacağını umuyoruz.
Başvuru koşulları
Proje Önerisi: Proje önerisi, davet metninde yer alan temaları doğrudan ele almalı ve boşluklar hariç 3.500 karakteri aşmamalıdır. Dosya boyutu 10 MB’ı geçmemelidir.
Portfolyo: Portfolyo, başvuru sahibinin önceki çalışmalarını ve deneyimini ortaya koymalıdır. Dosya boyutu 100 MB’ı geçmemelidir.
Çevrimiçi Başvuru Formu: iksv.slideroom.com
Not: Katılım çağrısı, Türkiye'den ve yurtdışından, tüm disiplinlerde çalışan sanatçılara açıktır. Tüm başvurular İngilizce veya Türkçe olarak yapılmalı ve dosyalar çevrimiçi başvuru formundaki ilgili alanlara yüklenmelidir.
Küratörler başvuranlar arasından belirleyecekleri sanatçılarla ilerleyen dönemde yüz yüze veya çevrimiçi olarak görüşmeler gerçekleştirecektir.
Son başvuru tarihi: 22 Kasım 2026, İstanbul saatiyle 23.59 (UTC+3)
Daha fazla bilgi için: ist.biennial@iksv.org
19. İstanbul Bienali küratörleri Liu Ding ve Carol Yinghua Lu'nun bienale katılacak sanatçıları belirlemek için yürüttükleri araştırma çalışmalarının bir parçası olarak yukarıda açıkladıkları tema çerçevesinde yaptıkları çağrıyla ilgili sık sorulan soruların yanıtlarını aşağıda inceleyebilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Açık çağrıya nasıl başvururum?
Başvurular SlideRoom üzerinden alınır. SlideRoom’un kullanma kılavuzlarına aşağıdaki bağlantılardan ulaşabilirsiniz:
Başvuru için hangi dosyalar istenir?
- Proje Önerisi: Proje önerisi, davet metninde yer alan temaları doğrudan ele almalı ve boşluklar hariç 3.500 karakteri aşmamalıdır. Dosya boyutu 10 MB’ı geçmemelidir.
- Portfolyo: Portfolyo, başvuru sahibinin önceki çalışmalarını ve deneyimini ortaya koymalıdır. Dosya boyutu 100 MB’ı geçmemelidir.
- Çevrimiçi Başvuru Formu: iksv.slideroom.com
Son başvuru tarih ve saati nedir?
22 Kasım 2026 Pazar, İstanbul saatiyle 23.59 (UTC+3)
Dosyamı ve/veya ilgili belgeleri e-posta ile gönderebilir miyim?
Hayır, e-posta üzerinden alınan dosya veya belgeler değerlendirmeye alınmayacaktır.
Yükleyeceğim dosya hangi formatta olmalı?
SlideRoom üzerinden Word, JPG gibi farklı formatta dosyaların yüklenmesi mümkün olmakla birlikte dosyaların PDF olması tercih ediliyor.
Grup ya da kolektif olarak dosya iletebilir miyiz?
Grup ya da kolektif olarak SlideRoom’a tek bir başvuru yapılabiliyor.
Devam etmekte olan bir proje üzerine kurguladığım bir öneri gönderebilir miyim?
Evet, açık çağrıya devam etmekte olan bir proje üzerine kurguladığınız bir öneriyle başvuru yapabilirsiniz.
Daha önce başka bir sergiye veya sanat etkinliğine gönderdiğim veya sergilenmiş bir çalışmayı gönderebilir miyim?
Evet, daha önce başka bir sergiye veya sanat etkinliğine gönderdiğiniz, sergilediğiniz veya gösterimini yaptığınız bir çalışmayla başvuruda bulunabilirsiniz.
Bienale iletilecek dosyalar hangi temalara uygun olmalıdır?
19. İstanbul Bienali için yapılan açık çağrı, serginin genel kavramsal çerçevesi içindeki belirli bir araştırma hattını derinleştirmeyi amaçlıyor. Küratörler, hazırladıkları davet metninde açık çağrıya dair şunları söylüyor:
19. İstanbul Bienali, savaşa eleştirel bir bakış ve duyarlılıkla yaklaşan, savaşın içinden geçmiş veya geçmekte olan sanatçıların eserlerini ve proje önerilerini bekliyor. Sanat savaşları bitiremez veya savaşların temelinde yer alan nedenleri çözüme kavuşturamaz; ancak muhalefete, şüpheye ve alternatiflerin hayal edilmesine alan açabilir. Savaşa sanat aracılığıyla bakmak hem tarihsel bir sorumluluk hem de yaşamsal bir anlam barındırır; çünkü sanat, resmi anlatıların dışarıda bıraktıklarını görünür kılabilir. Sanatçılar, kişisel tanıklıklarıyla toplumların ve devletlerin inşa ettiği bellekten farklı konum alıp hatta kimi zaman bu belleğin karşısında durarak savaşın getirdiği olağanüstü koşullar altında yaşamayı, cesareti, suça ortak olmayı, etiği ve dirençliliği hassasiyetle düşünebilir.
Açık çağrının odaklandığı araştırma hattı üzerine küratörlerin yazdığı metnin tamamına yukarıdan ulaşılabilir.
Dosyamı hangi dilde hazırlayıp göndermeliyim?
Gönderilecek dosya İngilizce veya Türkçe olabilir. Farklı bir dilde hazırlanmış dosyalar kabul edilmez.
Açık çağrı yalnızca sanatçılara mı yönelik?
Açık çağrı, Türkiye'den ve yurtdışından, tüm disiplinlerde çalışan sanatçılara açıktır. Çağrıya sanat odaklı projeler sunmanız gerekmektedir. Mesleğiniz sanatsal kesişimleri kapsıyorsa ve sanatsal uygulamalara dayanıyorsa başvuruda bulunabilirsiniz.
Doğrudan bir savaş deneyimim yok, yine de açık çağrıya başvurabilir miyim?
Evet. 19. İstanbul Bienali için yapılan açık çağrı, serginin genel kavramsal çerçevesi doğrultusunda belirli bir araştırma hattını derinleştirmeyi amaçlıyor. Başvurunun doğrudan bir savaş deneyimine dayanması gerekmemekle birlikte gönderilen eser ve proje önerilerinin savaşa eleştirel bir bakış ve duyarlılıkla yaklaşması ve açık çağrının kavramsal çerçevesiyle ilişki kurması bekleniyor.
Başvuru için bir yaş sınırı var mı?
19. İstanbul Bienali açık çağrısına 18 yaşından büyükler katılabilir. Herhangi bir üst sınır bulunmuyor.
Öğrenciler başvuru yapabilir mi?
19. İstanbul Bienali açık çağrısına 18 yaşından büyük öğrenciler başvurabilir.
Video işleri nasıl gönderilmeli?
Videonuzu bir platforma yükleyerek (ör. Google Drive, Vimeo, YouTube) bağlantıyı başvuru dosyanızın PDF’sine erişim için gerekli şifre, işin adı ve üretilme tarihi gibi bilgilerle birlikte yazabilirsiniz.
Yerleştirme, performans veya araştırma projeleri kabul ediliyor mu?
Evet, tüm disiplinlerden projeler değerlendirmeye alınacak.
Birden fazla proje ile başvuru yapabilir miyim?
Evet, birden fazla proje ile başvuru yapabilirsiniz. Ancak farklı projelerin aynı başvuru içerisinde, tek bir PDF’de iletilmesi gerekiyor.
Sonuçlar ne zaman açıklanacak?
22 Kasım 2026’da sona erecek açık çağrı dönemi ve değerlendirmelerin ardından sonuçların Şubat 2027’de başvuru sahiplerine bildirilmesi planlanıyor.
Belirlenen projeler nerede duyurulacak?
Proje sahiplerine başvuru sonuçları e-posta ile bildirilecek.
Başvurumu daha sonra düzenlemek üzere kaydedebilir miyim?
Başvurunuzu “Gönder/Submit” butonuna basarak tamamlamadığınız müddetçe düzenlemeye daha sonra devam etmek üzere kaydedebilir ve SlideRoom hesabınıza girerek başvurunuza tekrar ulaşabilirsiniz. Başvurunuzu son başvuru tarihine kadar düzenleyip tamamlamayı ve göndermeyi unutmayın.
Mülakat yapılacak mı?
Gerekli görülmesi durumunda görüşme için iletişime geçilebilir.
Seçilen projeler bienalde sergilenecek mi/üretilecek mi?
Seçilen projelerin bienale dahil edilmesi ve sunumu, bienalin genel küratoryal çerçevesi doğrultusunda şekillenecek. Açık çağrıyla seçilen projeler, açık çağrı dışında yürütülen araştırmalar sonucunda bienale davet edilecek sanatçıların projeleri ve sergide yer alacak diğer eserlerle eşit koşullarda ele alınacak.
Bienale katılan sanatçılara bir ücret ödeniyor mu? Üretim, nakliye ve kurulum masraflarını kim karşılıyor?
İstanbul Bienali’ne katılımı kesinleşen tüm sanatçılara şerefiye ödeniyor. Sanatçı, küratör ve bienal ekibinin ortak çalışmasıyla seyahat, nakliye ve üretim ihtiyaçları belirleniyor. Bienal ekibi, bu ihtiyaçlara ilişkin planlamayla koordinasyonu üstleniyor ve masrafların karşılanmasına yönelik kaynak geliştirme çalışmaları yürütüyor.
Başvuru yaptım ama bir dönüş olmadı, yanıt ne zaman alabilirim?
Başvurunuzun sonunda, başvurunuzun kaydedildiğine dair bilgi ekranını gördüğünüzde başvurunuz alınmış demektir. Sonuçların Şubat 2027’de başvuru sahiplerine bildirilmesi planlanıyor.
Projem seçilmese dahi bilgilendirme yapılacak ve bir gerekçe sunulacak mı?
Evet, sizi sonuç ne olursa olsun bilgilendireceğiz. Başvuruların yoğunluğundan dolayı red gerekçesi veya bireysel geribildirim sağlanamıyor.
