Mantı Postası ilhamını, Hrant Dink Vakfı’nın (HDV) “Kayseri ve Çevresi: Toplumsal, Kültürel ve Ekonomik Tarihi (1850–1950)” konferansının Kayseri Valiliği ve Şişli Kaymakamlığı tarafından üst üste yasaklanması üzerine, 26 Ekim 2019 tarihinde İstanbul’da düzenlediği “Kayseri Mantı Festivali”nden alıyor. Yüzlerce kişinin katılımıyla gerçekleşen festival, mantının aracılık ettiği, çoğulculuğu yücelten alternatif bir foruma dönüştü ve söz konusu yasağa karşı bir dayanışma alanı oluşturdu. HDV’nin etkinliği bu şekilde yeniden çerçevelendirmesi, diyalog ve yaratıcı eylem biçimleri için güçlü bir platform da oluşmasına yol açtı.

Mantı Postası aylık, üç çevrimiçi sayı olarak 23,5 Hrant Dink Hafıza Mekânı’nın internet sitesinde yayımlanan ve matbu edisyonu bienal mekânlarından Barın Han ve Küçük Mustafa Paşa Hamamı'ndaki okuma odalarından ve Müze Gazhane'nin P Binası ile Gazhane'de yer alan İstanbul Kitapçısı'ndan erişilebilen bir yayın. Çok çeşitli toplumsal, tarihsel ve siyasi meselelere dikkat çeken yayında mantı tariflerine, mantı hikâyelerine, denemelere ve fikir yazılarına yer veriliyor. HDV bienalde, devam niteliğinde bir Mantı Festivali’ne ev sahipliği de yaparak kültürel çeşitliliği kutluyor; yemeklerin ve mutfak kültürlerinin birleştirici gücüyle ziyaretçileri bir araya getiriyor.

Hrant Dink Vakfı (HDV) (k. 2007, İstanbul, Türkiye), Ermeni gazeteci Hrant Dink’in 19 Ocak 2007’de gazetesi Agos gazetesi binası önünde öldürülmesinden sonra benzer acıların yeniden yaşanmaması için, onun hayallerini, dilini ve yüreğini yaşatmak amacıyla kuruldu. Vakıf, ifade özgürlüğünün alabildiğine kullanıldığı, tüm farklılıkların teşvik edilip yaşandığı, yaşatıldığı ve çoğaltıldığı, geçmişe ve günümüze bakışımızda vicdanın ağır bastığı bir Türkiye ve dünya için çalışıyor. HDV, diyalog, empati ve barış kültürünün geliştirilmesini tüm faaliyetlerinin temeli olarak tanımlıyor. Bu doğrultuda üç ana departman altında çeşitli faaliyetler yürütüyor: Asulis Dil, Diyalog ve Demokrasi Laboratuvarı, Bolis Enstitüsü ve 23,5 Hrant Dink Hafıza Mekânı. HDV, Türkiye-Ermenistan İlişkileri Programı kapsamında iki komşu ülke arasında diyalog kurma çabalarına katkıda bulunuyor. Türkiye'de insan hakları ve azınlık haklarının korunması, eşitliğin teşvik edilmesi, milliyetçilikten arındırılmış tarihyazımı, geçmişle yüzleşme, çokkültürlü mirasın desteklenmesi, nefret söyleminin belgelenmesi ve bu söyleme ilişkin farkındalığın artırılması, ayrımcılıkla mücadele ve Ermenistan-Türkiye ilişkilerinin normalleşmesine katkıda bulunmaya adanmış çeşitli projeler ve programlar yürütüyor. Vakıf, her yıl Hrant Dink’in doğum günü olan 15 Eylül’de ayrımcılık, ırkçılık ve şiddetten arınmış bir dünya için çalışan, bu ideallere ulaşmak için kişisel riskler alan ve barışın dilini kullanan kişi ve kuruluşların cesur çabalarını takdir etmek ve onurlandırmak amacıyla Uluslararası Hrant Dink Ödülü’nü veriyor. Hrant Dink Vakfı, 2017’de Chirac Vakfı tarafından Çatışmaların Önlenmesi için Chirac Ödülü’ne layık görüldü.

23,5 Hrant Dink Hafıza Mekânı (k. 2019, İstanbul, Türkiye), Hrant Dink’in öldürüldüğü gün binlerce kişinin onu anmak ve adalet talep etmek için her yıl önünde toplandığı Agos gazetesinin eski ofisinde yer alıyor. 23,5, 23–24 Nisan 2019 tarihlerinde 23,5 Hrant Dink Hafıza Mekânı olarak kapılarını ziyaretçilerine açtı. Mekân, adını Hrant Dink'in 23 Nisan 1996'da Agos'ta yayımlanan “23,5 Nisan” başlıklı yazısından alıyor. Acı ile umut arasında bir sarkaç, geçmiş ile gelecek arasında bir teminat ve paradigma değişimine bir davet işlevi görüyor. Hafıza Mekânı, Dink’in hayatına, mücadelesine, ölümüne giden günlerin yanı sıra Agos’un ve Türkiye’deki Ermenilerin hikâyesine ışık tutarken Türkiye’nin yakın tarihine de bir bakış olanağı sunuyor. Hrant Dink’in benimsediği demokrasi, bir arada yaşama, eşitlik, hakikat, barış ve adalet gibi evrensel değerleri teşvik ediyor. 23,5, Sarkis’in Tuz ve Işık (2019) isimli yerleştirmesi ve Alman sanatçılar Horst Hoheizel ve Andreas Knitz’in Sınır Ötesi Sanat Projesi (2016) başlıklı yerleştirmesi gibi mekânın farklı bölümlerinde yer alan kalıcı sergilerin yanı sıra sergileri, arşivleri ve kamusal programlarıyla anma, düşünme, diyalog, aktivizm, öğrenme ve karşılıklı anlayış için alan açıyor.

Yukarı
madebycat ®